Aile ve Çocuk İletişimi

Anne babaların çocuk eğitimi ve iletişiminde dört farkındalık seviyesi vardır. Yetersiz, geleneksel, gözlemci, içselleşmiş farkındalık düzeyleridir.

Yetersiz farkındalık düzeyine sahip aileler en belirgin yanı ilgisizlikleri ve çocuk eğitimi ve iletişimi olmadığını aktaran ailelerdir. Bizim zamanımızda diye başlayan cümlelerin sonu kısıtlayıcı ve totaliterdir. Çocuklarla ilgilenmenin annenin görevi olduğunu düşünen babalara sık rastlanmaktadır. Babanın görevi harçlık vermek, arkadaşları ile sağa sola gitmesine izin vermek olarak tanımlanan iletişim ile sınırlıdır. Çocuğun davranışları doyumsuz, huzursuz ve sınır bilmeyen şekilde görülür. Geleneksel farkındalık düzeyine sahip olan aileler çocuklarının fizyolojik, maddi ihtiyaçları ile ilgili lakin ruhsal ihtiyaçlarına duyarsızdırlar. Biz annemizden babamızdan böyle mi gördük diye başlayan cümleler; çocukları kendilerinden uzaklaştırarak bazı davranış ve uyum problemlerine neden olmaktadır. Gözlemci farkındalık düzeyine sahip olan aileler çocuklarının kendine has bir dünyası olduğunu fark etmişler ve o dünyaya hitap edemiyor olmanın iç karmaşası ile baş başa kalmışlardır. Duyarlı çocuklar olduğu halde kendi başına iş yapmaktan, süreklilik gerektiren iş ve aktivitelerden sıkılırlar. İçselleşmiş farkındalık düzeyine sahip olan aileler ise kendi aralarında iletişim ve eğitim, yardım almaları gerektiğinin farkındadırlar. Çocuğun davranışları ise tutarlı ve kontrollü bir şekilde yansımaktadır.

Ana baba çocuk ilişkilerini, içinde yaşanan toplumun etkisi belirler. Kültürümüzde aile ve eğitim sistemine bakıldığında genelde otoriter, kısıtlayıcı, aşırı koruyucu ve kontrol edici bir yapının ortaya çıktığı, çocukların saygılı, baş eğici, pasif, uysal kişilik yapısıyla biçimlendiği; kurallara uygun davranışlar ödüllendirilirken, aktif, sorgulayıcı,atılgan davranışların cezalandırıldığı görülmektedir. Başka bir deyişle, toplumumuzda çoğunlukla çocuklar pasif ve söz dinlerken anne babayla olumlu ilişkilere girmekte, kendi görüşlerini ifade edebilen aktif ve girişken çocuklar ise çatışma kaynağı olmaktadır. Ülkemizde, anne ve babalar, çocuk ve gençlerle çatışmalarını dile getirirken; gençlerin söz dinlememesinden anne ve babalarının değer ve inanç yargılarına uymamalarından, standart ilke ve kurallara ayak uyduramamalarından yakınmaktadırlar.

Anne babaların yetersiz, geleneksel, gözlemci ve içselleştirilmiş farkındalık düzeyleri diğer alanlara da yansır. Ailelerin davranışları genellikle; eti senin kemiği benim öğretmenim, öğretmenimiz çocuğumu anlamıyor, arada bir vuruyormuş ama güzel öğretiyormuş gibi kendi öğrendikleri biçimde zaman zaman ifade ederler. Tüm bu iletişim süreçleri çocuğunuzu yapılandırmaz, daha da durumu kronikleştirerek herşeyi yaptım, hiç beni dinlemiyor sözleri ile bir uzmanana başvurulur. İletişim her yaşta gerekli bir olgudur. Konu ile ilgili bilgi, randevu ve danışmanlık için 0212 537 61 60 numaralı telefonumuzdan kurumumuza ulaşabilirsiniz.

Makaleyi Paylaş

Senin de Yorumun Bulunsun..

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir