Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Üzerine Bilgilendirici Bir Değerlendirme

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Üzerine Bilgilendirici Bir Değerlendirme

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Üzerine Bilgilendirici Bir Değerlendirme

Çocukluk döneminde var olan dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsel davranışlar çoğu zaman okul yaşamının başlamasıyla birlikte daha belirgin hâle gelmektedir. Sınıf ortamında uzun süre oturmakta zorlanan, akranlarıyla oyun ve sosyal etkileşimlerde yoğun problemler yaşayan, okuma ve akademik becerilerde gecikmeler gösterebilen çocuklar bu süreçte daha fazla dikkat çekmekte ve kurumumuza başvurular bu doğrultuda artmaktadır.

Arnavutköy Bolluca Özel Eğitim Ailesi olarak yürüttüğümüz “Bir Dakika Hocam” Projesi kapsamında, sizlerden gelen soruları uzman bakış açısıyla ele alıyor ve bilimsel temellere dayalı bilgilendirmeler sunuyoruz. Bu kapsamda ele aldığımız konulardan biri de Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)’dur.

Toplumsal farkındalığı artırmak ve aileleri doğru bilgiyle buluşturmak amacıyla hazırladığımız bilgilendirici YouTube içeriklerimizi yeniden yayınlamaktayız. Alanında uzman görüşlerine yer verilen bu içeriklere ulaşmak ve güncel paylaşımlarımızdan haberdar olmak için Arnavutköy Bolluca Özel Eğitim ve Fizik Tedavi ile Psikolog Eyüp Tunahan YouTube kanallarımızı takip edebilirsiniz.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Üzerine Bilgilendirici Bir Değerlendirme

Günümüzde çocuklarda en sık karşılaşılan nörogelişimsel durumlardan biri dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğudur (DEHB).

Toplumda sıklıkla yanlış anlaşılan bu durum, yalnızca “çok hareketli olmak” ile açıklanamayacak kadar kapsamlı ve çok boyutlu bir yapıya sahiptir. Bu yazıda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu kavramı, belirtileri, tanı süreci ve eğitimsel destek yaklaşımları ele alınacaktır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtilerinin bir arada ya da ayrı ayrı görülebildiği bir durumdur. Hiperaktivite, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre aşırı hareketli olması, yerinde durmakta zorlanması ve sürekli kıpır kıpır bir hâl sergilemesi olarak tanımlanabilir. Dikkat eksikliği ise dikkatini sürdürmede zorlanma, kolayca dikkatin dağılması, verilen görevleri tamamlayamama ve odaklanma güçlüğü şeklinde kendini gösterir. Bazı çocuklarda bu iki durum birlikte görülürken, bazı çocuklarda yalnızca dikkat eksikliği ya da yalnızca hiperaktivite ön planda olabilir.

Toplumda sıkça dile getirilen “Her hareketli çocuk hiperaktiftir” düşüncesi doğru değildir. Her hareketli çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olduğu söylenemez. DEHB tanısı, belirli tanı kriterlerine göre ve uzman değerlendirmesi sonucunda konur. Bu kriterler; belirtilerin uzun süredir devam etmesi, birden fazla ortamda (ev, okul gibi) gözlenmesi ve çocuğun akademik, sosyal ya da duygusal işlevselliğini olumsuz etkilemesi gibi unsurları içerir. Dolayısıyla tanı sürecinde çocuk psikiyatrisi uzmanları, psikologlar ve eğitimciler birlikte değerlendirme yapmalıdır.

Hiperaktivitesi yüksek olan çocuklar genellikle yerinde durmakta zorlanır, ders sırasında konuyu takip etmekte güçlük çeker ve bu durum akademik öğrenmeyi yavaşlatabilir. Dikkatini sürdüremediği için verilen yönergeleri kaçırabilir, öğrendiğini yeterince sergileyemeyebilir. Buna bağlı olarak okuma-yazma, matematik ve akademik becerilerde gecikmeler ya da öğrenme güçlükleri görülebilir. Bu durum, çocuğun başarısız olduğu anlamına gelmez; uygun destek ve yöntemlerle bu güçlüklerin büyük ölçüde azaltılması mümkündür.

Eğitimsel açıdan bakıldığında, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklara yönelik özel eğitim teknikleri ve bireyselleştirilmiş eğitim programları oldukça önemlidir. Yapılandırılmış ders ortamları, kısa ve net yönergeler, dikkat süresine uygun etkinlikler ve olumlu pekiştirme yöntemleri çocukların öğrenme sürecine önemli katkılar sağlar. Kurumlarda uygulanan doğru eğitim yaklaşımlarıyla çocukların dikkat becerileri geliştirilebilir ve akademik performansları desteklenebilir.

DEHB’nin nedenlerine bakıldığında, bu durumun büyük ölçüde nörolojik ve genetik temelli olduğu bilinmektedir. Halk arasında sıkça duyulan “Babası da böyleydi”, “Ailesinde de vardı” gibi ifadeler tamamen yanlış değildir; çünkü genetik yatkınlık önemli bir faktördür. Ancak bu tür ifadeler bazen durumu basite indirgemek ya da yanlış yorumlamak şeklinde kullanılabilmektedir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuğun isteyerek yaptığı bir davranış biçimi değildir ve disiplin eksikliğiyle açıklanamaz.

Bolluca Ailesi Diyor ki:

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu doğru tanı, doğru eğitim ve uygun psikolojik destekle yönetilebilen bir durumdur. Erken fark edilmesi ve çocuğun ihtiyaçlarına uygun bir destek planı oluşturulması, hem akademik hem de sosyal gelişim açısından büyük önem taşır. Bu konuda ailelerin bilinçlenmesi, uzman görüşüne başvurması ve çocuğu etiketlemeden desteklemesi sürecin en temel yapı taşlarıdır.