Erken Dönemde Otizm Riskiyle Takip Edilen Çocuklarda Dil ve Sosyal Gelişim Süreci Nasıl Değerlendirilmeli?
Soru
Erken Dönemde Otizm Riskiyle Takip Edilen Çocuklarda Dil ve Sosyal Gelişim Süreci Nasıl Değerlendirilmeli?
Çocuğumuz yaklaşık 20 aylıkken ismine yeterince tepki vermediğini, göz temasının zayıf olduğunu ve anlamlı tek kelimesinin bulunmadığını fark ettik. Bunun üzerine çocuk psikiyatrisi bölümüne başvurduk ve "otizm açısından riskli çocuk" değerlendirmesi yapıldı.
Bu süreçten sonra telefon, tablet ve televizyonu tamamen hayatımızdan çıkardık. Aynı zamanda haftada 4 seans ergoterapi ve haftada 2-5 seans arasında değişen özel eğitim desteği almaya başladık.
Yaklaşık 3-4 ay sonra yapılan kontrollerde psikiyatri hekimleri çocuğumuzun otizme çok benzemediğini, ancak 3 yaş öncesinde kesin konuşmanın doğru olmayacağını belirttiler. Kendi görüşlerinin daha çok uyaran eksikliği yönünde olduğunu ifade ettiler.
Bu süreçte gelişiminde belirgin ilerlemeler gözlemledik. Göz teması arttı, ismine tepkisi belirginleşti ve anlamlı kelime sayısı hızla yükseldi. Önce yaklaşık 100 kelimeye ulaştı, şu an ise saymadık ancak 150'nin üzerinde anlamlı kelimesi olduğunu düşünüyoruz.
Basit yönergelerin çoğunu yerine getirebiliyor. İki ve üç kelimeli cümleler kurmaya başladı. Örneğin; "Baba dişini fırçalıyor", "Baba bıcı yaptı" gibi ifadeler kullanıyor. Zaman zaman dört kelimelik cümleler de kuruyor. Ancak zaman eklerini ve bazı sesleri her zaman doğru kullanamıyor.
Zamir kullanımında zorlandığını düşünüyoruz. Son dönemde "ben" zamirini kullanmaya başladı ancak bu alan hâlâ gelişim aşamasında gibi görünüyor.
Bir dönem durup dururken şarkılar mırıldandığı için gecikmiş ekolali olabileceğinden endişe ettik. Daha sonra şarkı söylemeyi sevdiğini ve bazen bizimle iletişim başlatmak amacıyla da kullandığını fark ettik. Ancak son zamanlarda özellikle anlamını bilmediği veya yeni duyduğu kelimeleri tekrar etmeye başladı. Bu nedenle ekolali konusunda kafamız biraz karışık.
Dikkat süresi geçmişe göre artsa da hâlâ kısa olduğunu düşünüyoruz. Bir oyuncakla veya etkinlikle uzun süre kalamıyor. Kısa süre oynadıktan sonra sıkılıp başka bir oyuncağa geçebiliyor.
Yazılarınızda sık sık sıra alma, taklit, bekleme ve karşılıklı oyun becerilerinin dil gelişiminin temel taşları olduğunu belirtiyorsunuz. Bu noktada bizim en çok zorlandığımız alanlardan biri bekleme ve sıra alma becerileri.
Örneğin su istediğinde "Bekle, hemen getiriyorum" dediğimizde suyun hazırlandığını görmesine rağmen suyu eline alana kadar ağlamaya devam ediyor. Aslında gerçek bir ağlama değil; gözyaşı olmadan tepki gösteriyor diyebilirim.
Benzer şekilde sıra alma oyunlarında kendi sırası geldiğinde oynuyor ancak sıra anneye, babaya veya ablasına geçtiğinde beklemekte zorlanıyor. Hemen müdahale etmek istiyor ve "Ben yapacağım" diyerek tepki gösterebiliyor.
Uzman Görüşü
Çocuğunuzu birebir değerlendirmeden kesin yorum yapmak mümkün değildir. Ancak paylaştığınız gelişim öyküsü üzerinden genel bazı değerlendirmeler yapabiliriz.
Anlattıklarınıza göre 20 aylık dönemde isme tepki, göz teması ve anlamlı kelime eksikliği nedeniyle riskli bir tablo fark edilmiş. Bu durum erken fark edilip hızlı şekilde destek programlarına başlanması açısından oldukça önemli bir avantaj sağlamış.
Özellikle birkaç ay içerisinde göz temasının artması, isme tepkinin belirginleşmesi, anlamlı kelime sayısının hızla yükselmesi, yönerge alma becerilerinin gelişmesi ve iki-üç kelimeli cümlelerin ortaya çıkması olumlu gelişim göstergeleri olarak değerlendirilebilir.
Ancak gelişimi değerlendirirken yalnızca kelime sayısına odaklanmamak gerekir. Dil gelişimi sadece konuşulan kelimelerden oluşmaz. Karşılıklı iletişim kurma, ortak dikkat, sıra alma, bekleme, taklit, sosyal etkileşim başlatma ve sürdürebilme gibi beceriler de dilin temel yapı taşlarıdır.
Paylaştığınız örneklerde çocuğunuzun iletişim kurma isteğinin arttığı görülüyor. Şarkıları sizinle iletişim başlatmak amacıyla kullanması, bazı durumlarda konuşmayı başlatması ve çevresindeki olayları ifade etmeye çalışması önemli kazanımlardır.
Ekolali konusunda ailelerin gereğinden fazla kaygılanabildiğini çoğunlukla görüyorum. Özellikle dil gelişiminin hızlandığı dönemlerde çocuklar anlamını tam çözemedikleri kelimeleri veya sık duydukları ifadeleri tekrar edebilirler. Ekolali her zaman olumsuz bir belirti değildir. Bazı çocuklarda dil gelişiminin doğal bir basamağı olarak görülebilir. Burada önemli olan ekolalinin zamanla işlevsel dile dönüşüp dönüşmediğidir.
Zamir kullanımındaki güçlükler de erken dil gelişiminde sık karşılaşılan durumlardandır. "Ben", "sen", "o" gibi kavramlar birçok çocuk için soyut olduğundan diğer dil becerilerine göre daha geç yerleşebilir.
Mesajınızda dikkatimi çeken noktalardan biri bekleme ve sıra alma becerilerindeki güçlükler. Aslında bunlar dil gelişimi kadar önemli olan yürütücü işlevler ve öz düzenleme becerileriyle ilişkilidir.
Örneğin suyun hazırlanmasını görmesine rağmen bekleyememesi, oyunda kendi sırasını yaptıktan sonra başkasının sırasını bekleyememesi veya hemen müdahale etmek istemesi; dürtü kontrolü, bekleme toleransı ve esneklik becerilerinin henüz yeterince gelişmediğini düşündürebilir.
Bu durum küçük yaş grubunda oldukça sık görülür. Özellikle dil gelişimi hızla ilerleyen bazı çocuklarda sosyal-duygusal beceriler ve öz düzenleme becerileri aynı hızda gelişmeyebilir.
Bu nedenle mevcut süreçte yalnızca konuşma üzerine yoğunlaşmak yerine;
-
Ortak dikkat çalışmalarına,
-
Taklit becerilerine,
-
Sıra alma oyunlarına,
-
Bekleme süresini kademeli artırmaya,
-
Basit masa başı etkinliklerine,
-
Sosyal oyunlara,
-
Problem çözme becerilerine
de yer verilmesi faydalı olacaktır.
Bekleme çalışırken çocuğun uzun süre beklemesini istemek yerine birkaç saniyelik beklemelerden başlayıp kademeli ilerlemek daha doğru olur. Örneğin önce 2 saniye, sonra 5 saniye, ardından 10 saniye gibi küçük basamaklarla ilerlemek genellikle daha başarılı sonuç verir.
Anlattığınız tabloya bakıldığında gelişimsel olarak olumlu ilerlemeler olduğu görülüyor. Ancak çocuğun gelişim yönünü belirleyen tek unsur konuşma değildir. Sosyal iletişim, oyun becerileri, ortak dikkat, esneklik, sıra alma ve öz düzenleme becerilerinin de aynı şekilde takip edilmesi gerekir.
Sorularınızı parça parça sormanız değerlendirme açısından daha sağlıklı olur. Çünkü her başlık kendi içinde ayrıntılı değerlendirme gerektirir. Bu şekilde hem daha net hem de daha faydalı geri bildirim almak mümkün olacaktır.
Çocuğunuz için en değerli noktalardan biri, belirtilerin erken fark edilmesi ve erken müdahale sürecine başlanmış olmasıdır. Gelişimsel takipte zaman içindeki ilerleme, tek bir günün görüntüsünden çok daha anlamlı bilgi verir. Kurumlarımızdan destek alabilirsiniz.