Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Etiketlenen Çocukların Görünmeyen Hikâyesi

Etiketlenen Çocukların Görünmeyen Hikâyesi

Bu yazımız; suya girmek istemeyen, yeni ortamlara uyum sağlamakta zorlanan, duyguları yoğun yaşayan ve “yaramaz” etiketiyle anılan çocukların görünmeyen ihtiyaçlarını anlatıyor. Duyusal hassasiyet, dürtüsellik, beslenme ve uyku sorunları gibi davranışların ardındaki sinir sistemi gerçekliğini ele alarak ebeveynlere ve eğitimcilere anlayış ve farkındalık sunuyor.

“O Çocuğum”

Ben suya girmek istemeyen o küçük çocuğum.
Yeni yerlere, yeni insanlara alışmakta zorlanan; onları uzaktan seyretmeyi tercih eden, hatta ortamdan hemen çıkmak isteyen o çocuğum.

Ben koşup zıplamak, yorucu fiziksel aktiviteler yapmak yerine oturup resim çizmeyi seçen o çocuğum.
“İşine geleni duyar, işine gelmeyeni duymaz” dediğiniz o çocuğum.

Tüm oyunların sadece kendi istediği şekilde oynanması için ısrar eden, kuralları hep kendisi koymak isteyen o çocuğum.
“Çok zeki ama yaramaz” dediğiniz o çocuğum.

Sizinle bir yetişkin gibi konuşabilen ama duyguları taşınca bir bebek gibi patlayan o çocuğum.
Okulda “iyi çocuk”, dışarıda “yaramaz ve uyumsuz” denilen o çocuğum.

Yemek yeme problemleri olan o çocuğum.
Emmekte zorlanan ya da emmeyi reddeden o çocuğum.
Çok çabuk yorulan o çocuğum.

“Dürtüsel” diye tanımlanan o çocuğum.
Reklamları izleyen, aklına bir şey geldiğinde hemen yapmak isteyen o çocuğum.
“Beklemek benim için çok zor” deyip problem çıkaran o çocuğum.

Mama sandalyesini, araba koltuğunu, bebek arabasını sevmeyen o çocuğum.
Geceleri ağlayarak uyanan, “gece terörü yaşıyor” denilen o çocuğum.

Diğer çocuklara vuran, bazen ısıran, arkadaş edinmekte zorlanan o çocuğum.
Arka sıralarda oturan, sessiz, içine kapanık, ilgisiz sanılan o çocuğum.

Bazen serviste dolaşan, ağlayan, mızmızlanan o çocuğum.
Ve tüm bunlara “Babası da annesi de böyleydi” denilen o çocuğum.

Bu Çocuk Kim?

Bu Çocuk, Bize Ne Anlatıyor?

Bu liste bir “sorunlar kataloğu” değil.
Bu liste, sinir sistemi farklı çalışan, duyusal hassasiyetleri olan, duygularını düzenlemekte zorlanan, dünyayı daha yoğun algılayan bir çocuğun hikâyesi.

Bu çocuklar genellikle:

  • Yeni uyaranlara karşı temkinlidir (su, kalabalık, yabancı ortamlar)

  • Duyusal yüklenmeye açıktır (ses, koku, dokunma, hareket)

  • Bedensel farkındalıkları farklıdır (yorulma, oturma, sabit kalma zor)

  • Kontrol ihtiyacı yüksektir (oyunu yönetmek istemeleri bu yüzden)

  • Bilişsel olarak yaşıtlarının önünde, duygusal regülasyonda ise zorlanan çocuklardır

  • Evde başka, okulda başka davranabilirler çünkü güvenli alan–zorlayıcı alan farkı çok belirgindir

Bu çocuk “inatçı” değildir; kaygılıdır.
“Yaramaz” değildir; taşan bir sinir sistemi vardır.
“Şımarık” değildir; beklemek, durmak, uyum sağlamak onun için gerçekten daha zordur.

Neden Böyle Görünüyorlar?

Çünkü bu çocukların beyni:

  • Uyaranları daha yoğun işler

  • Geçişlerde (oyundan yemeğe, evden okula) zorlanır

  • Bedeniyle dünyayı düzenlemeye çalışır (vurmak, ısırmak, hareket etmek)

  • Güvende hissetmediğinde kontrolü ele almaya çalışır

Bu yüzden:

  • Mama sandalyesi dar gelir

  • Araba koltuğu kısıtlayıcıdır

  • Beklemek sinir sistemini kilitler

  • Gece uykusu bölünür

  • Duygular birikir ve patlar

En Çok Yapılan Yanlış

Bu çocuklara şunu söylemek:

“Ama bak herkes yapıyor.”
“Biraz sabret.”
“Büyüyünce geçer.”
“Biz de böyleydik.”

Bu cümleler iyi niyetlidir ama çocuğun yaşadığı gerçek zorluğu görünmez kılar.

Bu çocukların ihtiyacı olan şey:

  • Daha fazla disiplin değil

  • Daha fazla anlayış

  • Daha iyi düzenlenmiş çevre

  • Duygularına eşlik eden yetişkinlerdir

Bu Çocuklar Büyüyünce Ne Olur?

Desteklenirse:

  • Yüksek empati

  • Yaratıcılık

  • Derin düşünme

  • Güçlü adalet duygusu

  • Sanat, bilim, liderlik, tasarım gibi alanlarda parlayabilirler

Desteklenmezse:

  • “Sorunlu çocuk” etiketi

  • Özgüven kaybı

  • İçine kapanma ya da aşırı öfke

  • Kendini yanlış hissetme

Kurumlarımıza Başvuran Her Ailemiz, Şunu Bilir:

Çoğu zaman etiketlenen çocukların görünmeyen hikayeleri vardır. Biz dil ve konuşma terapisti, psikolog, ergoterapist, çocuk gelişimi uzmanları ve terapistlerimiz ile sizlere rehber olma amacını taşıyoruz. Bolluca, Dilkem, Şirin Çocuk ailemiz ile yanınızdayız.

Bu çocuk eksik değil.
Bu çocuk fazla:
Fazla hisseden, fazla düşünen, fazla algılayan bir çocuk.

Ve en çok şuna ihtiyacı var:

“Seni görüyorum.
Zorlandığını anlıyorum.
Sen böyleyken de değerlisin.”