Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Farklılık, Sorumluluk ve Umut: Nörogelişimsel Çocukları Anlamak

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Farklılık, Sorumluluk ve Umut: Nörogelişimsel Çocukları Anlamak

Farklılık, Sorumluluk ve Umut: Nörogelişimsel Çocukları Anlamak

Nörogelişimsel farklılıklar, DEHB ve otizm üzerine Yankı Yazgan’ın yaklaşımı: erken tanı, ilaç ve terapinin birlikte rolü, okul uyumu ve ebeveyn sorumluluğu üzerine dengeli ve insani bir değerlendirme.

“İlaç mı terapi mi?” sorusu yanlış bir soru olabilir

Prof. Dr Yankı Yazgan'ın bu konuya yaklaşımı net:

İlaç ve terapi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

Bir çocuğun gelişim yolu (developmental path) nörogelişimsel bir nedenle sekteye uğradığında:

  •  İlaç → Odaklanmayı, düzenlemeyi kolaylaştırır.

  •  Terapi → Beceri kazandırır.

  •  Okul ortamı → Öğrendiklerini kullanma alanı sağlar.

  •  Aile → Günlük hayatta destekleyici yapı kurar.

Sadece ilacı düzeltmek yetmez. Sadece terapi de yetmez. Çocuk “yaşayarak” gelişir. İlaç o yaşantıdan faydalanmasını kolaylaştırır.

Erken tanı neden bu kadar önemli?

Gelişim statik değil, dinamik bir süreç.

Yağmur birazdan duracak olabilir. Ama şu anda smokinle düğüne gidiyorsanız ıslanmak ciddi bir mesele.

Erken müdahale:

  • Komplikasyonları azaltır.

  • İkincil sorunları (depresyon, dışlanma, agresyon) önler.

  • Çocuğun kritik gelişim dönemlerini daha sağlıklı geçirmesini sağlar.

Geç müdahale edilen çocuklarda:

  • Öfke

  • İrritabilite

  • Kendilik değeri düşüklüğü
    gibi “asıl tanının parçası olmayan” ama süreçte gelişen sorunlar daha sık görülür.

“Bu benim suçum mu?”  Suçluluk ve utanç

Çok önemli bir yer.

  • DEHB veya otizm ayrı bir “insan türü” değildir.

  • Beyin gelişimine dayalı bir durumdur.

  • Ama bu, ebeveynin hiçbir sorumluluğu olmadığı anlamına da gelmez.

Buradaki denge şu:

Bu sizin kabahatiniz değil.
Ama çocuğun ihtiyacını görmek ve destek olmak sizin sorumluluğunuz.

Ortodonti benzetmesi çok çarpıcı:

Dişi siz çarpıtmazsınız. Ama düzeltme imkânı varken müdahale etmemek bir ihmal olabilir.

Bu, suçluluk değil; bilinçli ebeveynliktir.

Farklılık güç müdür?

Farklılık “sihirli güç” romantizmiyle ele alınmamalı.

Evet:

  • İlgi alanı yoğun olabilir.

  • Ezber gücü yüksek olabilir.

  • Detay farkındalığı güçlü olabilir.

Ama:

  • Güçlü yan beslenirken

  • Zayıf alan tamamen ihmal edilmemeli.

Yürüyemeyen koşmasın ama yürüyebiliyorsa yürüsün.
Koşamıyor diye hiç hareket etmemek çözüm değil.

Okul sistemi ve norm meselesi

Çok kritik bir başlık.

Norm:

  • Grubu bir arada tutar.

  • Ama norm dışı olanı dışlama riski taşır.

DEHB’li veya otizmli çocuk:

  • “Tehlike” değildir.

  • Ama grubun akışını bozuyor gibi algılanabilir.

Burada okulun rolü devreye girer.

Eğitim bir haktır.

Okul çocuğa uyum sağlamak için düzenleme yapmakla yükümlüdür.
Bu bir lütuf değil, haktır.

Tekerlekli sandalye rampası neyse,
sınav uyarlaması, hareket molası, kaynak oda da odur.

Pozitif okul iklimi 

  • Yardımlaşma norm olmalı.

  • Farklılık tehdit olarak değil, insanî bir durum olarak görülmeli.

  • “Onunla arkadaş olma” yerine “Yalnız kalmasın” kültürü gelişmeli.

Bu yalnız DEHB için değil:

  • Irk

  • Cinsiyet

  • Engellilik

  • Sosyoekonomik durum
    gibi tüm farklılıklar için geçerli.

Anne baba olarak ne yapabiliriz?

En sade ama en güçlü cümle şu:

Çocuğun ihtiyacını gerçekten gördüğünüzde çözüm üretme kapasiteniz zaten var.

Sorun çoğu zaman:

  • Zaman yok.

  • Enerji yok.

  • Tükenmişlik var.

Başta çok reçete veren bir uzman olduğunu, sonra şunu fark ettiğini söylüyor:

Anne babanın kendi ürettiği çözümler, dışarıdan dayatılanlardan daha işe yarıyor.

Ama bunun için:

  • Birlikte geçirilen gerçek zaman (ekransız)

  • Anne-baba arasında iletişim

  • Haftalık kısa değerlendirmeler
    çok kıymetli.

“Mutluluk mümkün mü?”

En insani soru bu.

Mutluluk:

  • Sorunsuzluk değildir.

  • Problemlerin bitmesi değildir.

Mutluluk çoğu zaman geriye dönüp bakınca fark edilir.

5 dakikalık sorunsuz anlar vardır.
O mikro anları yakalamayı öğrenmek mutluluğu büyütür.

Bolluca Özel Eğitim Ailesi Diyor ki:

Sorunsuz bir hayat yok. Ama anlamlı bir hayat mümkün.