Telefon
Telegram
WhatsApp
İnstagram

Otizmli Çocuklarımızda Dil ve Konuşma Değerlendirmesi ve Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?

  • Anasayfa
  • Haberler
  • Otizmli Çocuklarımızda Dil ve Konuşma Değerlendirmesi ve Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?

Otizmli Çocuklarımızda Dil ve Konuşma Değerlendirmesi ve Yaklaşımı Nasıl Olmalıdır?

Merhaba sevgili ailelerimiz.
Otizm Spektrum Bozukluğu’nda dil ve konuşma terapileri nasıl değerlendirilmelidir?
Dil ve konuşma terapisi yaklaşımı ve değerlendirme süreci nasıl olmalıdır?

Bu soruları sizlerden çok sık duyuyoruz. Gelin, bu konuyu birlikte ele alalım.

Otizm Spektrum Bozukluğu, adından da anlaşılacağı üzere geniş bir yelpazeyi kapsayan bir durumdur. Özellikle çocuklarımızın sosyal iletişim, genel iletişim ve toplumsal yaşam becerilerinde yaşadıkları zorluklar nedeniyle bu şekilde değerlendirilmektedir.

Otizm Spektrum Bozukluğu’nu dil ve konuşma açısından ele alabilmek için öncelikle iletişim kavramını anlamak ve açıklamak gerekir.
İletişim;

  • sözlü dil,

  • beden dili,

  • jestler ve

  • işaretler
    aracılığıyla oluşturulan çok boyutlu bir süreçtir.

Dil, kurallara dayalı olarak oluşturulan sözcük kombinasyonlarını ifade eder. Dilin iki temel boyutu vardır:

  • Alıcı dil becerileri, dili anlama sürecini ifade eder.

  • İfade edici dil becerileri ise, anladıklarımızı sözcükler yoluyla ifade edebilme becerisidir.

Konuşma ise, sözlü jestler aracılığıyla oluşturulan dilin dışa vurumudur.

Otizm Spektrum Bozukluğu’na sahip bireyler, dil ve iletişim alanında genellikle dört temel alanda zorluk yaşarlar:

  1. Sözel dilden yoksunluk,

  2. İlk sözcüklerin üretiminde gecikme,

  3. Dil üretiminde anormallikler (örneğin ekolali),

  4. İleri düzeyde pragmatik ve bağlama ilişkin sorunlar.

Ne yazık ki çevremizde, ailelerimizi yanıltmaya yönelik olarak “Dil ve konuşma terapisi veriyoruz” gibi ifadelerle ailelerin umutlarıyla oynandığını sıkça görmekteyiz. Burada özellikle vurgulanması gereken önemli bir nokta vardır:
Dil son derece karmaşık ve çok boyutlu bir yapıdır. Alıcı dil, ifade edici dil, iletişim ve konuşma boyutlarının her biri ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken alanlardır.

Konuşma boyutu dahi;

  • dili anlama,

  • yorumlama,

  • anlamlandırma
    gibi yürütücü işlevlerle doğrudan ilişkilidir.

Bu kadar kapsamlı bir süreci göz ardı ederek,
“Biz bu çocuğu konuştururuz”
ya da
“Şu kadar bir meblağ verirseniz çocuğunuzu konuştururuz”
gibi söylemler bilimsellikten uzak, gerçekçi olmayan ve aileleri yanıltmaya yönelik ifadelerdir.

Bu tür söylemler, tamamen umut tacirliği niteliği taşımakta ve bilimsel yaklaşımlarla örtüşmemektedir.

OSB’li Çocuklarda Dil ve Konuşma Problemleri Nasıl Değerlendirilmelidir?

Dil ve Konuşma Değerlendirmesinde Doğru Yaklaşım Nedir?

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklarımızın; iletişim, sosyal etkileşim ve toplumsal yaşam becerilerinde yaşam boyu sürebilen güçlükler yaşayabildiği bilinmektedir. Bu nedenle OSB’li çocuklarda dil ve konuşma değerlendirmesini ele alırken, öncelikle iletişim kavramının ne olduğunu doğru tanımlamak gerekir.

İletişim Nedir?

İletişim;

  • Sözlü dil,

  • Beden dili,

  • Jestler ve

  • İşaretler
    aracılığıyla kurulan çok boyutlu bir süreçtir.

Dil, kurallara dayalı olarak yapılandırılan sözcük kombinasyonlarından oluşur ve iki temel boyutu vardır:

  • Alıcı Dil (Reseptif Dil): Söyleneni anlama becerisi

  • İfade Edici Dil (Ekspresif Dil): Düşünce ve ihtiyaçların sözel olarak ifade edilmesi

Konuşma ise, dilin motor planlama ve sözel jestler yoluyla dışa vurumudur. Yürütücü işlevlerin alıcı dili kapsadığı düşünüldüğünde, OSB’li çocuklarda dil ve konuşma güçlüklerinin yalnızca “konuşamama” ile sınırlı olmadığı açıkça görülmektedir.

OSB’li Çocuklarda Dil ve Konuşma Güçlüklerinin Temel Boyutları

Dil ve konuşma açısından değerlendirildiğinde, OSB’li çocuklarda genellikle dört ana alanda zorluk gözlemlenir:

  1. Sözel dilden yoksunluk

  2. İlk sözcüklerin üretiminde gecikme

  3. Dil üretiminde yapısal ve işlevsel anormallikler

  4. İleri düzeyde pragmatik (kullanımsal) ve bağlamsal sorunlar

Bu dört boyutun her biri ayrı ayrı değerlendirilmesi ve uzmanlık gerektiren alanlardır. Ancak ne yazık ki sahada bu hassasiyet her zaman gözetilmemektedir.

Aileleri Yanıltan Söylem ve Uygulamalar

Uygulamada ailelerin sıklıkla karşılaştığı bazı sorunlu yaklaşımlar bulunmaktadır:

1. Uzmanlık Dışı Vaadler

“Çocuğunuzu getirin, biz konuştururuz.”
“Dil ve konuşma terapisti veriyoruz.”

Bu tür söylemler çoğu zaman mesleki yeterliliği olmayan kişiler tarafından dile getirilmekte; kurum bünyesindeki farklı personeller, dil ve konuşma uzmanıymış gibi tanıtılabilmektedir. Oysa her meslek alanının bilgi, yetkinlik ve sorumluluk sınırları nettir.

2. Önceki Eğitim Sürecinin Yok Sayılması

Bazı merkezler, çocuğun daha önce aldığı eğitimi hiç sorgulamadan sürece başlar:

  • Hangi değerlendirmeler yapıldı?

  • Hangi hedefler belirlendi?

  • Formel ve informel ölçümler var mıydı?

Bu soruların yanıtları talep edilmeden başlanan her süreç, bilimsel temelden uzaklaşma riski taşır.

3. Umut Tacirliği

“Yüksek bir ücret karşılığında bu çocuğu mutlaka konuştururuz” gibi iddialı ve gerçek dışı vaatler, ailelerin duygusal hassasiyetlerini istismar edebilmektedir.

Ailelere Önerilerimiz

Sevgili aileler,
Her alanda olduğu gibi OSB ve dil-konuşma alanında da uzmanlık ve ihtisaslaşma esastır. Hatta OSB tanısının kendi içinde dahi farklı uzmanlık alanları bulunmaktadır.

Bu nedenle sizlere önerimiz:

  • Çok soru sorun,

  • Çok okuyun,

  • Farklı uzman görüşlerini dinleyin,

  • Ancak dinledikten sonra mutlaka araştırın ve doğrulayın.

Unutulmamalıdır ki;
Kontrol, güvene engel değildir.

 YouTube kanalımızda yayınladığımız içerikleri sizler için yeniden derledik. Bu metin, ailelerin doğru bilgiye ulaşmasını desteklemek ve farkındalık oluşturmak amacıyla hazırlanmıştır.