Çocuğum Bana Sarılmıyor, Ne Yapmalıyım?
Soru
İki yaşındaki çocuğum bebeklik döneminden itibaren fiziksel temasa karşı mesafeli bir tutum sergilemektedir. Kendiliğinden gelip sarılma davranışı göstermemekte, hatta ben sarılmaya çalıştığımda çoğu zaman uzaklaşmak istemektedir. Bu durum uzun süredir devam ettiği için duygusal olarak beni oldukça etkilemektedir.
Geçmişte dokunulmaya karşı daha belirgin hassasiyetleri de bulunuyordu. Örneğin dişlerini kontrol etmek istediğimizde izin vermiyor, gözüne bir şey kaçtığında bakmamıza müsaade etmiyordu. Zaman içerisinde bu konularda belirgin gelişmeler oldu ve artık bu tür bakım süreçlerine daha fazla tolerans gösterebiliyor.
Ancak sarılma ve yakın fiziksel temas konusunda hâlâ isteksiz davranmaktadır. Dikkat çekici olan nokta ise bazı çocuklarla fiziksel yakınlık kurabilmesi ve onlara sarılabilmesine rağmen yetişkinlerle, özellikle de ebeveynleriyle aynı davranışı göstermemesidir.
Bu durum;
-
Gelişimsel açıdan nasıl değerlendirilmelidir?
-
Fiziksel temastan kaçınma davranışının olası nedenleri nelerdir?
-
Çocuğun sarılmak istememesi ebeveynle bağ kurmadığı anlamına gelir mi?
-
Ebeveynler bu süreçte nasıl yaklaşım sergilemelidir?
Yanıt
Öncelikle küçük çocuklarda fiziksel temas tercihleri bireysel farklılıklar gösterebilir. Her çocuk sevgisini ve yakınlık ihtiyacını aynı şekilde ifade etmez. Bazı çocuklar sarılmayı, kucağa alınmayı veya uzun süreli fiziksel teması severken; bazıları daha kısa süreli temasları tercih edebilir veya fiziksel yakınlıktan hoşlanmayabilir.
Çocuğun sarılmak istememesi tek başına ebeveynine bağlanmadığı veya sevgisini hissetmediği anlamına gelmez. Çocuklar sevgilerini göz teması kurarak, ebeveyninin yanında vakit geçirmek isteyerek, oyun oynayarak, yardım isteme davranışlarıyla veya ebeveynini güvenli bir üs olarak kullanarak da gösterebilirler.
Özellikle geçmişte dokunmaya karşı belirgin hassasiyetlerin bulunmuş olması, duyusal özelliklerin de değerlendirilmesi gerektiğini düşündürebilir. Bazı çocuklar belirli dokunma türlerinden rahatsız olabilir ve fiziksel temasın yoğunluğuna karşı daha hassas tepki verebilirler. Bununla birlikte zaman içerisinde diş kontrolü ve göz muayenesi gibi durumlara tolerans geliştirmiş olması olumlu bir gelişim göstergesidir.
Çocuğun akranlarına sarılıp yetişkinlere sarılmaması ise sosyal tercihlerin, ilişki biçimlerinin veya fiziksel temas beklentilerinin farklı olabileceğini düşündürebilir. Bu durumun nedenleri çocuğun bireysel özellikleri, mizacı, duyusal hassasiyetleri ve sosyal deneyimleri birlikte değerlendirilerek anlaşılabilir.
Bu süreçte ebeveynlerin zorlayıcı fiziksel temaslardan kaçınması önemlidir. Çocuğun istemediği halde sarılmaya zorlanması, fiziksel temasa yönelik isteksizliğin artmasına neden olabilir. Bunun yerine çocuğun kabul ettiği yakınlık biçimlerini keşfetmek daha yararlı olabilir. Örneğin birlikte oyun oynamak, el ele yürümek, kısa süreli temaslar kurmak veya çocuğun başlattığı etkileşimleri desteklemek ilişkinin güçlenmesine katkı sağlayabilir.
Eğer fiziksel temasın yanı sıra göz teması, sosyal etkileşim, ortak dikkat, iletişim becerileri veya sosyal gelişimin diğer alanlarında da belirgin güçlükler gözleniyorsa bir çocuk gelişimi uzmanı, çocuk psikiyatristi veya gelişimsel değerlendirme konusunda uzman bir profesyonelden görüş alınması faydalı olabilir.
Bolluca ailesi diyor ki, sarılmak istememe davranışı tek başına gelişimsel bir sorunun göstergesi olarak değerlendirilmemelidir. Ancak davranışın çocuğun genel gelişimsel profili ve sosyal iletişim becerileri ile birlikte ele alınması daha sağlıklı bir değerlendirme yapılmasını sağlayacaktır.