Özel Eğitimde Öfke Nöbeti Geçiren Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?
Soru
İfade edici dil becerileri sınırlı olan ve duygularını sözel olarak yeterince ifade edemeyen bir çocuk, akademik çalışma sırasında örneğin makasla kâğıt kesme gibi bir görevi yapmak istemediğinde yoğun öfke tepkileri gösterebilmektedir. Öğretmen görevin tamamlanması gerektiğini belirtmekte ve çalışmanın ardından mola verileceğini ifade etmektedir. Ancak çocuk masadan kalkmak istemekte, engellendiğinde ise öfke düzeyi giderek artmaktadır.
Bu süreçte çocuk kendine vurma, kendini çizme gibi kendine zarar verici davranışlar sergilemekte; öğretmen ise güvenlik amacıyla çocuğun ellerini tutarak müdahale etmektedir. Ancak fiziksel engelleme sonrasında çocuğun daha fazla öfkelendiği, hareketliliğinin arttığı ve zaman zaman çevresindekilere vurma davranışına yöneldiği gözlenmektedir.
Bu durumda;
-
Kendine zarar verici davranışları önlemek için hangi müdahale yöntemleri uygulanmalıdır?
-
Çocuğun ellerini tutarak fiziksel olarak engellemek öfke düzeyini artırabilir mi?
-
Davranışın pekişmesini önlemek amacıyla görevin tamamen sonlandırılmaması gerekirken, kriz anında nasıl bir denge kurulmalıdır?
-
İfade edici dil becerileri yetersiz olan ve "sinirlendim", "zorlanıyorum", "yardım istiyorum" gibi duygusal ifadeleri kullanamayan çocuklarda hangi destekleyici yöntemler tercih edilmelidir?
Yanıt
Bu tür durumlarda öncelikli hedef davranışı bastırmak değil, davranışın ortaya çıkmasına neden olan etkenleri anlamak ve çocuğun daha işlevsel iletişim yolları geliştirmesini sağlamaktır.
Öncelikle kendine vurma, kendini çizme veya başkalarına zarar verme davranışları güvenlik açısından risk oluşturduğunda yetişkin müdahalesi gerekli olabilir. Ancak fiziksel engelleme yalnızca güvenliği sağlamak amacıyla, mümkün olan en kısa süreyle ve en düşük düzeyde uygulanmalıdır. Bazı çocuklar fiziksel tutulmayı ek bir kısıtlama olarak algılayabilir ve bu durum öfke düzeyini daha da artırabilir. Bu nedenle fiziksel müdahale bir öğretim yöntemi değil, yalnızca güvenlik önlemi olarak değerlendirilmelidir.
Davranışın işlevi incelendiğinde çocuğun görevi zor, sıkıcı, kaygı verici veya başarılması güç olarak algılıyor olabileceği düşünülmelidir. Özellikle iletişim becerileri sınırlı çocuklarda "istemiyorum", "yardım et", "mola istiyorum" gibi mesajlar sözel olarak ifade edilemediğinde bu ihtiyaçlar problem davranışlarla ortaya çıkabilmektedir.
Bu nedenle kriz öncesi döneme odaklanmak önemlidir. Aşağıdaki uygulamalar davranışların önlenmesinde etkili olabilir:
-
Görevi küçük basamaklara bölmek
Çocuğun zorlandığı etkinlikler daha kısa ve yönetilebilir adımlara ayrılmalıdır. Örneğin tüm kâğıdı kesmesi yerine önce tek bir çizgiyi kesmesi istenebilir.
-
Seçim hakkı sunmak
"Önce kesme çalışması mı yapmak istersin, yoksa yazma çalışması mı?" gibi seçenekler çocuğun kontrol algısını artırabilir.
-
Görsel destekler kullanmak
"Önce çalışma, sonra mola" şeklinde görsel programlar ve ilk-sonra kartları beklentilerin anlaşılmasını kolaylaştırabilir.
-
Fonksiyonel iletişim öğretmek
Çocuğa "mola istiyorum", "yardım eder misin?", "zor geldi", "hazır değilim" gibi ifadelerin sözel, görsel kartlar veya alternatif iletişim yöntemleriyle öğretilmesi davranış problemlerini azaltabilir.
-
Duygu farkındalığı çalışmaları yapmak
Öfke, hayal kırıklığı, zorlanma ve kaygı gibi duyguların resimler, hikâyeler ve model olma yoluyla öğretilmesi çocuğun kendini ifade etmesini destekler.
-
Kriz sırasında talepleri yeniden düzenlemek
Kriz yoğunlaştığında öğretimin sürdürülmesi genellikle verimli değildir. Amaç görevi tamamen kaldırmak değil, talep düzeyini geçici olarak azaltmak ve çocuğun yeniden düzenlenmesini sağlamaktır. Sakinleşmenin ardından görev daha küçük bir adımla tekrar sunulabilir.
-
Davranışın işlevsel değerlendirmesini yapmak
Davranışın hangi durumlarda ortaya çıktığı, ne kadar sürdüğü ve hangi sonuçlarla devam ettiği sistematik olarak incelenmelidir. Bu değerlendirme davranış uzmanı veya ilgili uzman ekip tarafından yürütülmelidir.
Bolluca ailesi diyor ki, kriz anında yalnızca fiziksel engellemeye odaklanmak çoğu zaman yeterli değildir. Uzun vadede etkili yaklaşım; iletişim becerilerini geliştirmek, duygusal farkındalık kazandırmak, görevi çocuğun gelişim düzeyine uygun hale getirmek ve problem davranışların yerine işlevsel alternatifler öğretmektir. Güvenlik riski olduğunda fiziksel müdahale gerekebilse de temel amaç, çocuğun kendini zarar verici davranışlara ihtiyaç duymadan ifade edebilmesini sağlamaktır.