Özel Gereksinimli Bireylerde İhmal ve İstismar
Özel gereksinimli bireylerde ihmal ve istismar çeşitleri hakkında sizlere bilgilendirme yapmaya çalıştım. Özel gereksinimli çocuklarımızın sahip olduğu yasal haklar, tek başına onların korunması için ne yazık ki yeterli olmamaktadır. Toplumumuzda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde, farklı biçimlerde çocuklarımız ihmal ve istismara maruz kalabilmektedir.
Bu durum;
-
Cinsel amaçlı istismar,
-
Eğitim süreçlerinde ihmal ve istismar,
-
Aile menfaati gözetilerek gerçekleştirilen ihmal ve istismar
şeklinde karşımıza çıkabilmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, ihmal ve istismarın her türü hukuki ve manevi açıdan suç teşkil etmektedir ve hiçbir şekilde kabul edilemez.
YouTube kanalımızda, sizlerden gelen soruları yanıtlamaya ve yayınlarımızın içeriğini sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz. Amacımız; özel gereksinimli bireylerin hakları, güvenliği ve sağlıklı gelişimleri konusunda toplumsal farkındalığı artırmaktır.
Psikolog Eyüp Tunahan
Arnavutköy Bolluca Özel Eğitim ve Fizik Tedavi
Kanallarımıza abone olarak bizlerle birlikte öğrenmeye ve bilinçlenmeye devam edebilirsiniz.
Özel Gereksinimli Bireylerde Suistimal Türleri ve Toplumsal Sorumluluk
Bugün, özel gereksinimli bireyler ve aileleri açısından son derece hassas ve önemli bir konu olan suistimal kavramı hakkında toplumsal bilinci tazelemek amacıyla sizleri bilgilendirmek istiyorum.
Özel gereksinimli bireylerimiz, özellikle çocuklarımız, bazı algılama ve değerlendirme güçlükleri nedeniyle kötü niyetli kişiler tarafından cinsel ya da farklı amaçlarla suistimal edilebilmektedir. Her ne kadar toplumda nadir görüldüğü düşünülse de, bu tür vakalar zaman zaman karşımıza çıkmaktadır. Bu tür suistimaller hem hukuki açıdan ağır bir suç teşkil etmekte hem de çocuğun psikososyal gelişimine ve toplumun genel yararına ciddi zararlar vermektedir.
Sekonder (İkincil) Kazanç Amaçlı Suistimal
Bir diğer önemli suistimal türü ise, devletimizin özel gereksinimli bireyler için sağladığı özel eğitim, araç desteği ve sosyal yardımların, bazı aileler ya da bakım verenler tarafından ikincil kazanç (sekonder kazanım) amacıyla kullanılmasıdır.
Bu durum, örneğin; süresiz özel gereksinim raporu bulunan bir çocuğun, yalnızca engelli araç alımı veya farklı maddi menfaatler sağlamak amacıyla tekrar değerlendirmeye yönlendirilmesi şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Oysa özel gereksinim raporları, uzman hekimlerden oluşan kurullar tarafından bilimsel ölçütlerle düzenlenmektedir ve bu raporların dış müdahalelerle değiştirilmesi mümkün değildir.
Bu tür girişimler, çocuğun gerçek yaşam koşulları ve ihtiyaçları dikkate alınmadan, yalnızca menfaat odaklı bir yaklaşım sergilenmesi anlamına gelmektedir. Bu durumun, çocuğun üstün yararıyla hiçbir şekilde örtüşmediği açıktır.
Sözel ve Psikolojik Cinsel Suistimal
Toplumda karşılaşılan bir diğer suistimal türü ise, özel gereksinimli bireylerin sözel, psikolojik veya dolaylı cinsel tacize maruz bırakılmasıdır. Zihinsel yetersizliği bulunan çocuklara uygunsuz görseller izletilmesi, onları alay veya eğlence unsuru hâline getiren davranışlara maruz bırakılması ya da yönlendirici, aşağılayıcı söylemler kullanılması bu kapsamdadır. Bu tutumlar son derece yanlış, zarar verici ve kabul edilemezdir.
Sosyal Hakların Kötüye Kullanımı
Devletimizin, Kaymakamlıklar ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı aracılığıyla sunduğu sosyal destek ve hizmetlerin, yine aynı şekilde ikincil kazanç amacıyla yönlendirilmesi veya vaat edilmesi de ciddi bir etik ve hukuki sorundur. Bu yardımlar, gerekli inceleme ve değerlendirmeler sonucunda devlet kurumları tarafından sağlanmaktadır. Kişi veya kurumların “biz bu yardımı sağlarız” şeklindeki beyanları, kötü niyetli yönlendirmelere işaret edebilmektedir.
Toplumsal Duruş ve Sorumluluk
Kamu yararına sunulan hizmetlerin etik ilkelere uygun, şeffaf ve insan onuruna yakışır şekilde yürütülmesi bir insanlık görevidir. Bu duruşu sergileyemeyen kişi, kurum ve kuruluşlar; aileleri ve özel gereksinimli bireyleri yanlış yönlendirme riski taşımaktadır.
Bu bilgilendirmenin amacı; özel gereksinimli bireyleri ve ailelerini yanıltan kişi ve kurumlara karşı toplumsal bir farkındalık ve duruş geliştirilmesine katkı sunmaktır. Unutulmamalıdır ki, özel gereksinimli bireylerin bizlere ve topluma ihtiyacı vardır. Onların güvenli, istismardan uzak ve onurlu bir yaşam sürmeleri hepimizin ortak sorumluluğudur.
Ailelerin, çocuklarını dış ortamlara çıkarırken endişe duymak zorunda kaldığı bir toplum yapısı son derece yıpratıcıdır. Bu durumun hem hukuki hem de ahlaki yaptırımları bulunmaktadır.
Toplum olarak hedefimiz; özel gereksinimli bireylerin hiçbir şekilde ikincil amaçlarla kullanılmadığı, güvenli ve kapsayıcı bir yaşam alanı oluşturmaktır.